92 yıl sonra okurlarıyla buluşuyor.

Mahmut Yesari’nin 1928 yılında tefrika edilen romanı Hınç, 92 yıl sonra ilk kez günümüz okurlarıyla buluşuyor.

Sırrı Sezai ve Muammer Sacit, saplandıkları borç batağından kurtulmaya çalışan iki mirasyedi. Çıkış yollarındaki en büyük engelse zengin, fakir ayırt etmeksizin insanların kanını emen tefeci İzidor Barzilay.

Kaybedilmiş büyük servetlerle sefalet dolu hayatların yan yana sergilendiği Hınç, Muammer Sacit’in intikam almaya karar vermesiyle entrikaların iç içe geçtiği bir romana dönüşür. Şaika, Rukiye, Melike ve Margarita gibi karakterlerin de bu entrikalara dahil olmasıyla karmaşık ve bir o kadar da merak uyandırıcı olaylar silsilesi başlar. Türk edebiyatında “kötücül” ya da “anti kahraman” olarak nitelendirilebilecek ve bu anlamda nadir görülen karakterleri barındırmasıyla da öne çıkan Hınç, hem dil hem de yapı olarak son derece sürükleyici bir eser…

Mahmut Yesari’nin 5 Eylül-19 Aralık 1928 tarihleri arasında Milliyet gazetesinde tefrika edilen bu romanı, 92 yıl sonra ilk kez günümüz okurlarıyla buluşuyor.

“Hınç, bugüne kadar okuduğum Mahmut Yesari romanları arasında en ilgi çekicilerinden biri. Yesari külliyatının önemsediğim eserlerinden Kırlangıçlar, Kalbimin Suçu, Yaşamaya Mahkûm, Bir Rüyanın Hatırası ve Keskin Sirke gibi paranın ve şehvetin hüküm sürdüğü sevgisiz, aşksız, karanlık bir dünyadan sesleniyor bize.

Çekiciliği büyük oranda tematik. Edebiyatımızdaki mirasyedi yahut züppe temsilleri bugüne kadar çeşitli çalışmalara konu edilmişti. Umarım bundan sonra bu çalışmalara Hınç da dâhil edilecek. Bu roman sayesinde geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemlerinde tefecilerin, sarrafların eline düşen zadegânların suzişli sergüzeştlerine dair de daha fazla şey biliyoruz artık.”

Hibya Haber Ajansı

Okunma